Ofis Sanat Merkezi’nde Anlamlı Anma Etkinliği
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Nisan ayı kültür ve sanat programları çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, Sakaryalı Özdeyiş Yazarı Mehmed Selahattin Şimşek vefatının 32. yılında eserleri ve anılarıyla yad edildi. Ofis Sanat Merkezinde gerçekleştirilen programa, çok sayıda davetlinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Acar, Anadolu Ajansı Kültür Sanat Haberleri Müdürü Bünyamin Yılmaz, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Alpay Şirin ile Şimşek’in yakınları ve dostları katıldı.
Şimşek’in Özdeyişlerinden Oluşan Sergi Açıldı
Programın ilk bölümünde, Mehmed Selahattin Şimşek’in özdeyişlerinden oluşan bir sergi sanatseverlerle buluşturuldu. Serginin ardından düzenlenen anma bölümünde yazarın yaşamından önemli anekdotlar paylaşıldı.
“Ş” Harfinin Anlamı ve Eserlerine Katkısı
Yazar ve kitap editörü Cihat Zafer, Şimşek’in “Ş” mahlasının hikayesini aktararak, bu sembolün zamanla yazarla özdeşleştiğini belirtti. Kitabın kapağında da bu harfe yer verildiği ifade edildi.
Katılımcıların Görüşleri ve Anılar
Şimşek’in yeğeni Necmettin Cevdet, yazarın en büyük kaygısının çalışmalarının dağınık kalması olduğunu vurgulayarak, uzun yıllar süren titiz bir çalışmayla hem yayımlanmış hem de yayımlanmamış metinlerin bir araya getirildiğini ifade etti. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Alpay Şirin ise, Şimşek’in insanlara dokunan sözleriyle ve bıraktığı izle hatırlandığını söyledi.
Anadolu Ajansı Kültür Sanat Haberleri Müdürü Bünyamin Yılmaz ise, Şimşek’in tiyatroya ve sahneye olan ilgisinin Sakarya için değerli bir miras olduğunu dile getirdi.
Sergi Ardından Söyleşi ve Kitap Tanıtımı
Etkinlik kapsamında “Yıldızlara Tırmanan Adam” adlı kitap katılımcıların beğenisine sunulurken, sergi sonrasında Yazar Cihat Zafer ve Prof. Dr. Rıdvan Canım usta yazarla ilgili anılarını paylaştı. Prof. Dr. Rıdvan Canım, üniversite yıllarından itibaren Şimşek’in üretkenliği ve düşünce dünyasıyla çevresine ilham verdiğini belirterek, “Edebiyatı sadece yazmak değil, aynı zamanda yaşamak olduğunu bize hissettirdi” dedi.












